Bilim ve Teknoloji
Öğrenebilen Robot Köpek: LittleDog (Video)
24 May
LittleDog, DARPA’nın (The Defense Advanced Research Projects Agency / ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı) robot hareket girişiminin bir parçası olarak USC’de (University of Southern California / Güney Kaliforniya Üniversitesi) geliştirilmektedir.
LittleDog robot, zorlu ve kayalık arazi üzerinde oldukça rahat ilerleyebiliyor. Yarıklar üzerinden kontrollü bir şekilde karşı tarafa geçebiliyor. Çeşitli yüksekliklerdeki merdivenlerden yukarı doğru rahatça tırmanabiliyor. Ve daha da önemlisi bu robot öğreniyor…
İlk üretilen LittleDog robottaki bazı zayıflık ve eksiklikler bu yeni sürümde giderilmiş. Bu yeni haliyle bu robotların köpeklerin yerini alması ihtimali geliştiricilerin umutlarını artırdı.
LittleDog’un bu yeni sürümü daha verimli olması için kendisini eğitmeye ve öğrenmeye programlanmış.
Yürürken sağlam basacak bir yer ile sağlam olmayan bir yeri değerlendirerek, bu doğrultuda adımlarını ayarlama yeteneğine sahip. Sağlam olmayan bir noktaya bastığında bunu öğreniyor ve birdaha ki sefere DEVAMI >
Bu yazı toplamda 8, kez görüntülenmiştir...
Tüm Cihazları Hareket ile Kontrol (NATAL)
21 May


Project Natal sadece konsolları değil, hayatımızı değiştirmeye hazırlanıyor…
Microsoft’un “oyun devrimi” nihayet gerçek olmak üzere… İşte o devrim, değişecekler ve tarih…
E3 fuarında açıklanması beklenen Natal çıkmadan olay olmayı başardı. Birçok kişi projenin anlatılanlar kadar gerçek olmasının imkansız olduğunu iddia ederken Steve Ballmer’ın yaptığı açıklamalar kullanıcıların beklentilerini daha da fazla arttıracak cinsten.
Zdnet sitesinin haberine göre Steve Ballmer Colombia, Bogota’da CEOlara yaptığı açıklamada şunları söyledi:
” Natal televizyonunuzun üzerinde duracak olan bir mikrofon ve kameradan oluşan bir sistem. Natal sadece oyun oynamak için geliştirilmedi. Artık kumanda ya da herhangi bir oyun konsolu olmadan elektronik aletlerinizi kullanabileceksiniz. Örneğin kanal değiştirmek için ufak bir hareketiniz ya da sesli komutunuz yeterli olacak.”
Giydiğiniz formayı bile tanıyacak DEVAMI >
Bu yazı toplamda 5, kez görüntülenmiştir...
OEM Nedir? Ne Değildir?
7 May

Fiyat listelerinde veya bir bilgisayarcının sitesine baktığınızda OEM RAM, OEM VGA gibi ifadeler görürsünüz. OEM kelimesinin anlamı kullanıcılara öyle empoze edilmiştir ki, büyük bir kesim OEM deyince aklına hemen markasız ve kalitesiz ürün gelir.
Halbuki işin aslı farklı. Birincisi, OEM RAM, OEM VGA gibi ifadelerin yanlış olduğunu belirtelim. İkincisi, bir ürün kalitesiz veya markasız denecekse No-Name ifadesi kullanılmalı.
OEM, Original Equipment Manufacturer, yani “orjinal ürün üreticisi” anlamındadır. Bilgisayar ürünleri kutulu satılır. Bu ürünlere BOX (Kutulu) ürün denir. Toplu halde parça alımı yapan sistem entegratörleri, ürünleri kutulu almazlar. Çünkü kutu, hacmi artırıp sevkiyat masraflarını yükseltir ve sistem entegratörleri için bu kutular manasızdır. Dolayısı ile kutusuz halde alırlar. Genelde yanında ufak bir kitapçık ile verilir DEVAMI >
Bu yazı toplamda 6, kez görüntülenmiştir...
Canlı Hücre Püskürtmeli (Bioprinter) Yazıcı
9 Nis
Canlı Hücre Püskürtmeli (Bioprinter) Yazıcı ile yaralar kapatılabilecek…
ABD’de geliştirilen ve yazıcıya benzer bir sistemle çalışan makine sayesinde, açık yaralara deri hücreleri püskürtme yöntemiyle (biyoprinting) yara kapatılabilecek.
Fareler üzerinde yapılan deneylerin başarıya ulaşması sonrasında, insanlar üzerinde deneme yapılması için ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin izni istenecek.
Hastane yatağında hastanın üzerinde çalışacak makine ile lazer ölçümüyle yaranın ölçüleri ve şekli alınacak, daha sonra da sağlıklı deri hücreleri, bu yara üzerine tatbik edilecek. North Carolina eyaletindeki Wake Forest Üniversitesi’nde bir ekip tarafından geliştirilen makine ile ilgili açıklama yapan araştırmacı Kyle Binder, “Hücreleri yaraların üzerine büyük bir isabetle basabiliyoruz. Belirli hücreleri, olmaları gereken yere koyuyoruz” dedi.
Binder bu yöntemle yaklaşık 5 haftada bile iyileşemeyecek bir yarayı DEVAMI >
Bu yazı toplamda 6, kez görüntülenmiştir...
Görünmezlik Yolunda Önemli Adım
30 Mar
Görünmezlik İnsanoğlunun her zaman hayal ettiği şey. Bu rüya için önemli bir adım atıldı: altın bir yüzey üzerindeki küçük bir yumruk görünmez hale getirildi.
Almanya’da yapılan çalışmalar sonucunda, cismin yaydığı ışını kontrol atına alarak görünmez hale getirilmesi yönünde önemli bir adım atıldı.
Science dergisinde yayımlanan araştırmayı yürüten ekibin başında bulunan, Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü’nden Tolga Ergin, dönüşüm optiği kullanılarak görünmezliği sağladıklarını belirtti. Bu teknolojiyle, ışığın yayılımı yönlendirilebiliyor, kontrol altında tutulabiliyor.
Ergin ve meslektaşları, fotonik kristaller kullanarak bir görünmezlik perdesi elde etti. Bu perdeyle, altın bir yüzey üzerindeki küçük bir yumruyu görünmez hale getirmeyi başardılar.
Bu perde, özel merceklerden oluşuyor. Perde ile, yumrudan çıkan ve görünürlüğünü sağlayan ışık demetleri yönlendirilerek cisim gizleniyor. Bu işlem, bir cismi halıyla örtüp gözden uzak hale getirmeye ve sonra halıyı da görünmez yapmaya benziyor. Buradaki mercek sistemi ile oluşturulan perde, cismi örten ancak DEVAMI >
Bu yazı toplamda 2, kez görüntülenmiştir...
Su Sorununa Çözüm Projesi
23 Mar
Tasarımcıların su sorununa karşı ürettiği projelerde, gökdelenler gelecekte birer ihtiyaç olabilir…
Bugün Dünya Su Günü. BM’ye göre 2 milyardan fazla insan temiz su kullanamıyor. Günümüz teknolojisi suyun yeniden kullanımına yönelik uygulamaları destekleyebilir ancak uzun vadeli başarı için politik teşviklere ihtiyaç var. Susuzluğa çözüm olarak görülen projelerden biri de okyanusların derinliklerine uzanan gökdelenler, su moleküllerini andıran yapılarda yetişen bitkiler, kuraklığın tam ortasında yoksul halklara umut olan ‘su kuleleri’… Bilim-kurgu filmlerindeki yapıları aratmayan bu binalar şimdilik ufukta görünmüyor. Ancak dünya nüfusunun artması, doğal su kaynaklarının tükenmesi, içilebilir su havzalarının kirletilmesi ve küresel ısınmanın etkisi ile dünya genelinde büyüyen su sorununda alternatif çözümler üretilmesi gerekiyor. Şu anda lükslüğü, heyecanı, zenginliği anımsatan gökdelenler ise gelecekte birer ihtiyaç olabilir Tasarımcılar, yaratıcılıkları ve zekalarını birleştirdikleri gökdelen projeleriyle su sorununa çözüm aramaya çalışıyorlar.
Sudan’ın su kuleleri
Mimarlık dergisi eVolo’nun “2010 Gökdelen Yarışması”na Polonya’dan katılan H3AR isimli mimarlık şirketi, Sudan’ın Darfur bölgesi için bir gökedelen projesi geliştirdi.
2007 yılında Bostonlu bilim insanları Sudan’da bir zamanlar dünyanın en büyük 10. su altı gölünü keşfettiler. Gökdelenlerin amacı hem Darfur’deki su sıkıntısına bir nebze de olsa çözüm sağlayabilmek hem de su kaynaklı politik huzursuzluklara karşı barışı sağlamak. Watertower adı verilen gökdelenlerin kerpiç gibi tamamen yerel malzemelerden üretilmesi hedeflenirken, suyun okullara, hastanelere ve bitkilere ulaştırılması amaçlanıyor.

DEVAMI >
Bu yazı toplamda 11, kez görüntülenmiştir...
2012 Kehanetleri Gerçek Oluyor
23 Mar
Maya kehanetine göre dünyanın sonunu anlatan ’2012′ filmini çağrıştıran felaketler art arda yaşanıyor. Bu da akıllara ‘kıyamet yaklaştı mı?’ sorusunu getiriyor…
Maya takvimine göre 2012′de dünyanın sonunun geleceğini konu eden ’2012′ filmi özel efekt ve görüntülerle hafızalarımızda izler bırakmıştı.
Dünyanın dört bir yanında son iki gündür ardı ardına yaşanan doğa olayları ve afetler akıllara bu felaket senaryolarını getiriyor. İzlanda’nın güneyindeki “Eyjafjallajoekull” buzulu altındaki yanardağ, 190 yıllık uykunun ardından önceki gece büyük bir gürültüyle yeniden harekete geçti.
Yerel saatle 23.30′da lav püskürtmeye başlayan yanardağ, çevrede büyük paniğe neden olurken, İzlanda Sivil Savunma Dairesi Başkanı Vidir Reynisson, ilk aşamada yüzlerce kişinin tahliye edilerek güvenli bölgelere yerleştirildiğini duyurdu.
‘BUZULLAR ERİRSE’
“Uçak ekibimiz yanardağın üzerinde durum saptaması yaparak, patlamanın şiddetini ölçmeye çalışıyor” diyen Reynisson, lavlar nedeniyle buzların hızla eriyerek sel tehlikesi yaratabileceğine de dikkat çekti. İzlanda’nın beşinci büyük buzulunun altındaki yanardağdaki patlamalar sırasında Richter ölçeğine göre 2 büyüklüğünde yer sarsıntıları da meydana geldi. İzlanda Üniversitesi Doğa Bilimleri Enstitüsü Öğretim Görevlisi Pall Einarsson da küçük ölçekteki bu yanardağ faaliyetinin bölgede daha büyük hasar yaratacak diğer yanardağları da harekete geçirebileceği uyarısında bulundu. Einarsson, “Eğer yakındaki Katla Yanardağı harekete geçerse ortaya korkunç bir bilanço çıkabilir” diye konuştu.

DEVAMI >
Bu yazı toplamda 57, kez görüntülenmiştir...









